açık koyu şurda şöyle devam:

  • Cemal - Cemal, sararmış tülün arkasından hâlâ aynı noktaya bakıyordu: Karşıdaki üç katlı apartmanın sokak kapısına… Odanın havası boğucuydu. Kül, toz, ter ve anaso...
    3 yıl önce

24 Nisan 2011 Pazar

ağın bilge salozları

yabanıl'daki gerçeğin çölü ile şimdinin kıritiği'ndeki genellik yazıları kısmen kesişiyor:

yabanıl merkezi olmadığı için ele geçirilmesi imkansız görünen ağ ilişkisine müdahale olanaklarını göstermiş: içerik katkısı sunmaksızın sadece dosya paylaşanlar; yanlış veya bozuk bilgi yükleyenler; asalaklar/bedavacılar; sahte profillerle propaganda yahut provokasyon yapanlar; satın alınmış kanaat önderleri (şık davasında, şifre skandalında, ırak işgalinde gördük) v tâkip sistemleri gibi...

şimdinin kıritiği ise ağı nesnel görünümlü öznel iddialarla ağırlaştıran noktalara karşı uyarıda bulunmuş, önermesi şu: "herşey bakılan yere göre değişiyorsa söyliyecek pek bi şey yok zaten"... yani her şey herkese göre değişiyorsa, bu tespiti yaptıktan sonra niye hâlâ bir söz üretmeye çalışalım ki...

artık gündelik hayatımızın sıradan söylemleri olan politik demogoji, dezenfermasyon, provaksyon, ajitasyon, "düşünmeyelerin düşünürlüğüyle" ağ ilişkisinin takozları hâline geldi... bu önerme bile "düşünmeyenlerin düşünürlüğü lâfını sarfeden bana göre zaten düşünen değildir" lafıyla çürütülebilir... kaldırımlarda kalabalığı omuz atıp yararak ilerleyenler, ağ ortamında "bana göre, bence nesnelliği'yle..." yol alıyorlar... yol alamasalar bile yol kesiyorlar...

internet sansürünün dışında ağı çalışmaz hâle getirecek unsurlardan biri de son derece yüksek bir gururla, tartışılmaz bir netlikle fikir salgılayan salozlardır herhalde...

0 Reaksiyon: